GetfullappsGetfullapps
Dil
EnglishBahasa IndonesiaTürkçePolskiไทยTiếng Việt
Pokémon GO

Pokémon GO

tarafından Scopely Explore, Inc.

3,4

Güvenlik
100% Safe
Kategori
Macera
Puanlar
3,4
Fiyat
Free
İndir
500.00M

Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.

Ekran Görüntüleri

Pokémon GO
Pokémon GO
Pokémon GO
Pokémon GO
Pokémon GO
Pokémon GO
Pokémon GO

Analiz eden: Getfullapps

Pokémon GO’yu telefonumda uzun süre tuttuğum oyunlardan biri yapan şey, Pokémon keşfini günlük hayata taşıması. Scopely Explore, Inc. tarafından geliştirilen bu ücretsiz macera oyunu, yalnızca ekrana dokunarak ilerleyen klasik yapımlardan ayrılıyor; çevrede dolaşmayı, haritaya bakmayı ve bulunduğum konumu oyunun parçası hâline getirmeyi teşvik ediyor. Benim için en güçlü tarafı da burada başlıyor: Oyuna girmek için özel bir oyun odasına kapanmak gerekmiyor.

Oyunun ortalama puanı 3,4; yaklaşık 15 milyon değerlendirme almış ve 500 milyondan fazla kez indirilmiş. Bu ölçekte bir oyuncu kitlesine ulaşması dikkat çekici, fakat yüksek indirme sayısını herkes için kusursuz bir deneyim olarak yorumlamamak gerekir. Pokémon GO, bazı oyuncular için yürüyüşleri daha eğlenceli hâle getirirken bazıları için konum temelli oynanışın getirdiği uğraşı fazla olabilir.

Ücretsiz erişim, satın alımlar ve sunduğu değer

Oyunu indirmek ücretsiz. Bu, Pokémon dünyasını denemek isteyen biri için önemli bir avantaj; başlangıçta ücret ödemeden temel oynanışın size uygun olup olmadığını anlayabiliyorsunuz. Mağazada uygulama içi satın alımların öğe başına ₺39,99 ile ₺3.999,99 arasında değiştiği belirtiliyor. Bu yüzden “ücretsiz” ifadesini, oyunun bütün ilerleme yollarının tamamen masrafsız olduğu şeklinde düşünmemek daha doğru.

Benim değerlendirmemde asıl değer, satın alma yapmadan da oyunun günlük keşif hissini verebilmesinde yatıyor. Dışarı çıktığımda haritayı kontrol etmek, yakındaki Pokémon’ları görmek ve kısa bir yürüyüşü daha amaçlı hâle getirmek, ücretsiz deneyimin önemli bir parçası. Ancak daha hızlı ilerlemek, belirli dönemlerde sunulan içeriklerden daha rahat yararlanmak ya da kaynak yönetimindeki baskıyı azaltmak isteyen oyuncular uygulama içi harcamalara yönelebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, satın alımların oyunun size uygun olup olmadığını ölçmek için gerekli olmaması. İlk aşamada para harcamadan oynamanızı, çantadaki alanı ve kaynakları nasıl kullandığınızı gözlemlemenizi öneririm. Birkaç gün sonra hâlâ düzenli olarak açıyor ve dışarı çıkarken oyunu düşünüyorsanız, harcama kararını o zaman vermek daha sağlıklı olur. Ücretsiz başlamak, satın alma kararını erteleyebilme özgürlüğü sağlıyor.

Oyunun yaş derecelendirmesi PEGI 7. Bu bilgi, ailelerin uygulamayı değerlendirirken başlangıç noktası olabilir; yine de çocukların konum temelli bir oyunu nerede ve nasıl oynadığına yetişkinlerin eşlik etmesi iyi bir yaklaşım. Ekrana bakarak yürümek, yol güvenliğini ikinci plana atmak veya tanımadığı yerlere yalnızca oyun için gitmek doğru değil. Oyunun dış dünyayla bağlantısı, eğlenceli olduğu kadar dikkat gerektiren tarafını da oluşturuyor.

Günlük kullanımda oyun nasıl hissettiriyor?

Pokémon GO’yu en iyi anlatan senaryo, işe ya da okula giderken yapılan kısa bir yürüyüş. Normalde yalnızca ulaşım için kullandığım bir rotada oyunu açtığımda çevredeki etkinliklere bakmak, karşıma çıkan Pokémon’ları değerlendirmek ve yol boyunca birkaç dakika ayırmak mümkün oluyor. Bu deneyim, uzun bir oyun oturumundan çok gün içine bölünen küçük karşılaşmalar şeklinde ilerliyor.

Sırada Keşfedilecek Makaleler

Bu yapı, düzenli yürümeyi seven kişiler için oyunu daha çekici kılıyor. Bir parka, alışveriş bölgesine veya daha önce sıkıcı bulduğunuz bir güzergâha farklı gözle bakabiliyorsunuz. Benim hoşuma giden taraf, oyunun her zaman koltuğa oturup uzun süre ayırmamı istememesi. Kısa bir boşlukta açıp birkaç işlem yapabiliyor, daha sonra kaldığım yere dönebiliyorum.

Öte yandan, evden çıkmadan oynanabilecek yoğun bir macera arıyorsanız beklentiniz karşılanmayabilir. Bu oyunun anlamlı tarafı, gerçek çevreyle etkileşim kurmasından geliyor. İnternet bağlantısının zayıf olduğu, çevrede hareket etmenin zor olduğu veya güvenli olmayan bölgelerde oyun deneyimi doğal olarak sınırlanıyor. Bu nedenle Pokémon GO, koltukta oynanan geleneksel bir rol yapma oyununun yerine değil, farklı bir alışkanlığın yanına daha iyi oturuyor.

Yeni başlayanların gözden kaçırdığı kaynak yönetimi

İlk günlerde karşıma çıkan her Pokémon’u yakalamaya çalışmak kolaydı. Fakat ilerledikçe çantadaki alanın ve eldeki kaynakların rastgele kullanılmaması gerektiğini fark ettim. Her şeyi aynı anda saklamaya çalışmak, daha sonra gerçekten işime yarayacak nesneler için yer bırakmamaya neden olabiliyor. Bu yüzden düzenli aralıklarla envanteri kontrol etmek, oyunu daha az yorucu hâle getiriyor.

Benzer şekilde, güçlü görünen her Pokémon’u hemen geliştirmek de iyi bir fikir olmayabilir. Başlangıçta kaynakları tek bir hedefe harcamak cazip geliyor, ancak takımınızı ve ileride kullanmak istediğiniz Pokémon’ları biraz gözlemlemek daha verimli. Yeni oyuncular için en pratik yaklaşım, önce oyunun temel döngüsünü anlamak; ardından hangi Pokémon’lara, hangi nesnelere ve hangi etkinliklere öncelik vereceğine karar vermek.

Bu küçük planlama farkı, oyunun ücretsiz bölümünün değerini de artırıyor. Para harcamadan oynarken kaynaklar daha sınırlı hissedilebildiği için her seçimin etkisi daha belirgin oluyor. Uygulama içi satın alım yapan biri için bile bu alışkanlık önemli; çünkü satın alınabilen öğeler, kötü envanter düzenini veya plansız ilerlemeyi tek başına çözmüyor.

Haritaya bağlı oynanışın güçlü ve zayıf tarafları

Harita tabanlı yapı, Pokémon GO’nun başka mobil macera oyunlarından ayrıldığı temel nokta. Ekrandaki hedefler yalnızca sanal bir bölümün içinde değil, bulunduğunuz çevrenin üzerinde anlam kazanıyor. Bu, aynı oyunu farklı semtlerde oynadığınızda deneyimin değişebileceği hissini güçlendiriyor. Bir yere seyahat ettiğimde oyunu yeniden açmak istememin nedeni de bu değişkenlik.

Ancak bu özellik aynı zamanda oyunun en büyük sınırlaması. Her oyuncunun çevresinde aynı yoğunlukta içerik bulunmayabilir. Yoğun bir bölgede yaşayan biri daha sık karşılaşma yaşayabilirken, daha sakin bir yerde oynayan kişi aynı tempoyu yakalayamayabilir. Bu durum oyunun kalitesinden çok, günlük çevrenizin ne kadar uygun olduğuyla ilgili bir fark yaratıyor.

Oyunu oynarken telefonu sürekli aşağıda tutmak da iyi bir alışkanlık değil. Ben, yürürken önce çevreye bakmayı, güvenli bir yerde durduktan sonra ekrandaki işlemleri tamamlamayı daha doğru buluyorum. Pokémon GO’nun dışarı çıkmayı teşvik etmesi olumlu; fakat bu teşvik, trafik ve çevre güvenliğinin önüne geçmemeli. Özellikle çocuklar için bu konu, oyunun yaş derecelendirmesi kadar önemli.

İlerleme hissi ve sabır gerektiren noktalar

Pokémon GO, hızlı ödül veren bir oyun gibi görünse de uzun vadeli keyfi daha çok düzenli oynamaktan geliyor. Her gün kısa süre ayıran bir oyuncu ile yalnızca hafta sonları açan bir oyuncunun deneyimi aynı olmayabilir. Benim için oyunun en tatmin edici yanı, küçük ilerlemelerin zaman içinde birikmesi oldu; fakat anında büyük sonuç beklediğim dönemlerde daha yavaş hissettirdi.

Bu yüzden oyunu tek oturumda bitirilecek bir macera gibi değerlendirmemek gerekiyor. Kısa yürüyüşleri, şehir içinde yapılan işleri veya arkadaşlarla geçirilen zamanı destekleyen bir oyun olarak daha anlamlı. Eğer amacınız birkaç saat içinde güçlü bir karakter kurup bütün içeriği görmekse, başka türlerdeki tek oyunculu macera oyunları daha uygun olabilir.

Oyunun güncel sürümü 0.429.1 ve minimum gereksinim olarak iOS 9 belirtiliyor. Bu bilgi, eski cihaz kullananların uygulamayı değerlendirmesine yardımcı olabilir; yine de gerçek kullanım rahatlığı telefonun genel performansına ve çevredeki bağlantı koşullarına bağlı hissedilebilir. Uygulamayı yüklemeden önce cihazınızda yeterli alan olduğundan emin olmanız, özellikle uzun süredir kullanılmayan eski telefonlarda pratik bir adım olur.

Kimler için gerçekten iyi bir seçim?

Pokémon karakterlerini seven, yürüyüşlerine küçük bir amaç eklemek isteyen ve oyunu gün içine yayarak oynamaktan hoşlanan kişiler için güçlü bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Çocuklarıyla dışarıda vakit geçiren aileler de oyunu birlikte keşif bahanesi olarak kullanabilir; ancak güvenli rota seçmek ve ekran kullanımını kontrol etmek önemli. Arkadaşlarıyla aynı çevrede oynayan kişiler, tek başına oynamaya göre daha canlı bir deneyim yaşayabilir.

Yeni yerler görmeyi seven gezginler için de ilginç bir tarafı var. Aynı uygulamayı farklı çevrelerde açmak, tanıdık oyunun farklı bir atmosfer kazanmasını sağlayabiliyor. Buradaki değer, yalnızca daha fazla içerik toplamak değil; bulunduğunuz yeri oyunla birlikte yeniden fark etmek. Bu, klasik bir çevrim içi macera oyununda aynı biçimde elde edilemeyen bir deneyim.

Buna karşılık, konum temelli oynanış fikrinden rahatsız olan, dışarıda oynamak istemeyen veya istikrarlı internet erişimine sahip olmayan kişiler için başka bir oyun daha iyi olabilir. Ayrıca rekabetçi ilerlemeyi tamamen beceriye dayalı, eşit koşullarda yaşamak isteyen oyuncular oyunun gerçek dünya koşullarından etkilenmesini dezavantaj olarak görebilir. Kendi çevrenizde yeterli hareket alanı yoksa, Pokémon GO’nun ana fikri de zayıflar.

Benzer oyunlardan ayrıldığı yer

Alışılmış mobil macera oyunlarında genellikle bölümler, görev ekranları ve sanal haritalar bulunur. Oyuncu, oyunun tasarladığı dünyanın içinde ilerler. Pokémon GO ise gerçek çevreyi oyun alanına dönüştürerek farklı bir ritim kuruyor. Bu nedenle onu doğrudan geleneksel bir rol yapma oyununun alternatifi olarak değil, yürüyüş ve keşif odaklı tamamlayıcısı olarak görüyorum.

Evde, bağlantı olmadan veya kısa sürede yoğun aksiyon arayan biri için klasik mobil macera oyunları daha rahat olabilir. Onlarda ilerleme daha öngörülebilir ve çevrenizin uygunluğu daha az önemlidir. Pokémon GO’nun avantajı ise tam tersine, planlanmamış küçük anları oyuna katması. Market yolunda, parkta ya da yeni bir mahallede yapılan kısa bir tur, uygulamanın doğal oynanışına dönüşebiliyor.

Bu karşılaştırma, oyunun herkese hitap etmemesini açıklıyor. Pokémon GO’nun başarısı, telefon ekranındaki içerikten çok, ekranı kapatıp çevreye çıkmanızla güçleniyor. Bu fikir size çekici geliyorsa oyun rakiplerinden belirgin biçimde ayrılıyor; size gereksiz bir uğraş gibi geliyorsa daha geleneksel seçenekler zamanınızı daha iyi değerlendirebilir.

Okunabilirlik ve gezinme alışkanlığı

Haritada neyin yakın olduğunu görmek, oyunun temel kullanım döngüsünü anlaşılır kılıyor; yine de ilk kez açan biri için ekrandaki işaretleri ve menüleri aynı anda çözmek kolay olmayabilir. Ben yeni başlayanlara her şeyi tek oturumda öğrenmeye çalışmak yerine, önce haritayı ve yakındaki karşılaşmaları tanımalarını öneririm. Sonra envanter ve Pokémon yönetimine geçmek, bilgi yükünü azaltıyor.

Oyunun görsel haritası çevreye bağlı olduğundan, okunabilirlik yalnızca yazıların boyutuyla ilgili değil. Güneş ışığında ekran yansıması, küçük telefon ekranı veya görme konforu gibi kişisel koşullar da deneyimi etkileyebilir. Benim pratik yaklaşımım, ekrana uzun süre bakmak yerine güvenli bir noktada durup gerekli işlemleri tamamlamak. Böylece hem haritayı aceleyle okumak zorunda kalmıyorum hem de çevremi gözden kaçırmıyorum.

Farklı hareket ve duyusal koşullarda oynama

Yürümek oyunun doğal parçası olsa da herkes aynı hızda veya aynı mesafede hareket edemiyor. Hareket kabiliyeti sınırlı olan biri için yakın çevrede güvenli ve erişilebilir durakların bulunması, oyunun ne kadar rahat kullanılacağını belirleyebilir. Bu nedenle oyunu bir yürüyüş hedefi gibi zorunlu görmek yerine, kişinin kendi temposuna ve bulunduğu yere göre değerlendirmek daha doğru. Dışarı çıkmanın mümkün olmadığı günlerde ana deneyimin bir kısmı da doğal olarak uzak kalabilir.

Duyusal açıdan da çevreyi hesaba katmak gerekiyor. Kalabalık, trafik sesi ve yoğun görsel hareket bazı oyuncular için yorucu olabilir; daha sakin bir rota seçmek veya oyunu kısa aralıklarla kontrol etmek bu yükü azaltabilir. Ben, uygulamanın dikkatimi çevreden tamamen koparmasına izin vermemeye çalışıyorum. Ekranla çevre arasında sürekli geçiş yapmak yerine, önce güvenli alanı seçip sonra oyuna bakmak daha rahat bir alışkanlık.

Günün içine sığan küçük bir oyun planı

Gerçekçi bir kullanım örneği olarak, hafta içi eve dönerken her zamanki yolumdan bir parkın içinden geçmeyi düşünebilirim. Oyunu yolun ortasında sürekli açık tutmak yerine, yürüyüşe başlamadan önce haritaya göz atar, uygun bir yerde durduğumda karşılaşmaları kontrol ederim. Böylece oyun rotayı belirleyen tek unsur olmaz; zaten yapacağım yolculuğa küçük bir keşif katmanı ekler.

Bu yaklaşım özellikle zamanı sınırlı olanlar için işe yarıyor. Pokémon GO’dan uzun bir oturum beklemek yerine, kısa ve güvenli aralarda açıp kapatmak, günlük işlerle oyunun birbirine karışmasını önlüyor. Bir buluşmaya yetişirken veya kalabalık bir caddede yürürken oyuna odaklanmamak da en az verimli oynamak kadar önemli. Oyun kaçırılabilecek bir fırsat sunabilir; güvenlik ise ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç.

Arkadaşlarla dışarı çıkarken de aynı esneklik işe yarıyor. Herkesin aynı hızda ilerlemesini ya da bütün buluşmanın oyuna ayrılmasını beklemek yerine, ortak yürüyüş sırasında kısa kontroller yapmak daha doğal. Böylece Pokémon GO sohbetin ve gezinin önüne geçmiyor. Birlikte oynamayı sevenler için sosyal tarafı değerli olabilir; tek başına oynamayı tercih edenler de oyunun temel keşif döngüsünden yararlanabilir, ancak çevredeki içerik yoğunluğu deneyimi yine etkiler.

Harcama yapmalı mı, yoksa geçmeli mi?

Benim önerim, önce ücretsiz erişimle oyunun günlük rutininize uyup uymadığını görmek. Uygulama içi satın alımların fiyat aralığı küçük bir deneme ücretiyle sınırlı değil; üst sınırın ₺3.999,99 seviyesine çıkabilmesi, harcama kararını özellikle dikkatli vermeyi gerektiriyor. Bu nedenle satın almayı ilerlemenin zorunlu bedeli gibi görmemek ve kişisel bütçeyi baştan belirlemek daha güvenli.

Oyunu ara sıra açıyor, yalnızca birkaç Pokémon yakalıyor ve dışarı çıkma alışkanlığınız değişmiyorsa ödeme yapmak için güçlü bir neden görmüyorum. Buna karşılık, düzenli yürüyüş yapıyor, haritayı keşfetmekten hoşlanıyor ve oyunu uzun süre kullanacağınızı düşünüyorsanız, ücretli öğelerin size sağlayacağı kolaylığı kendi kullanım sıklığınıza göre değerlendirebilirsiniz. Burada önemli olan, satın alımın eğlenceyi artırıp artırmadığı; oyunu oynamaya devam etmek için kendinizi harcamaya zorlamamanız.

Bir başka pratik soru da oyunun sürekli açık kalmasının gerekip gerekmediği. Benim tavsiyem, telefonu bütün yürüyüş boyunca ekrana kilitlemek değil; kısa kontrolleri güvenli duraklara bırakmak. Bu, oyunun çevreyle etkileşimini ortadan kaldırmaz, yalnızca dikkat dağıtma riskini azaltır. Bağlantının veya konum bilgisinin tutarsız olduğu yerlerde de karşılaşmaların beklediğiniz kadar akıcı olmayabileceğini hesaba katmak, deneyimden gereğinden fazla şey beklememenizi sağlar.

Scopely Explore, Inc. imzalı bu macera oyunu, ücretsiz giriş noktası sayesinde denemeye değer. Benim gözümde en iyi kullanım şekli, onu tek başına ana eğlence kaynağı yapmak yerine yürüyüşlere, şehir keşiflerine ve arkadaşlarla yapılan dışarı aktivitelerine eklemek. Pokémon GO, dışarı çıkmayı zaten seven oyuncuya daha fazla değer veriyor; evden ayrılmadan oynanacak eksiksiz bir macera arayanı ise büyük ihtimalle tatmin etmiyor.

Son kararım bu yüzden koşullu bir öneri. Pokémon dünyasını seviyor, sabırlı ilerlemeyi kabul ediyor ve çevrenizde güvenli biçimde oynayabileceğiniz alanlar bulunuyorsa ücretsiz olarak başlayın. Birkaç gün sonra uygulamayı kendiliğinizden açmaya devam ediyorsanız, harcamayı ancak bütçeniz ve kullanımınızla uyumlu olduğu ölçüde düşünün. Aksi durumda daha geleneksel, çevrim dışı oynanabilen bir macera oyununa yönelmek sizin için daha iyi bir seçim olabilir. Dışarı çıkma isteği, güvenli rota ve kendi temponuzla oynayabilme imkânı bir araya geliyorsa, bu oyun günlük çevrenize gerçekten farklı bir gözle bakmanızı sağlayabilir.

Artıları

  • Gerçek dünyayı keşfetmeyi teşvik eden konum tabanlı oynanış
  • Düzenli etkinlikler ve sezon içerikleri oyunu canlı tutuyor
  • Arkadaşlarla takas, savaş ve baskın yapma seçenekleri sunuyor
  • Farklı Pokémon türleri koleksiyon hedefini sürekli genişletiyor
  • Android ve iOS cihazlarda ücretsiz olarak oynanabiliyor

Eksileri

  • Konum ve kamera kullanımı pil tüketimini belirgin biçimde artırabiliyor
  • Bazı güçlü Pokémon ve eşyalar için uygulama içi satın alma gerekebiliyor
  • Kırsal bölgelerde PokéStop ve baskın noktaları sınırlı kalabiliyor
  • Kararlı internet bağlantısı olmadan oyun deneyimi aksayabiliyor
  • Uzun süreli oynanış tekrara ve günlük görev rutinine dönüşebiliyor

Pokémon GO hakkında sıkça sorulan sorular

Pokémon GO nasıl bir oyundur ve temel amacı nedir?

Pokémon GO, oyuncuların gerçek dünyada dolaşarak Pokémon yakaladığı, geliştirdiği ve diğer oyuncularla mücadele ettiği artırılmış gerçeklik tabanlı bir mobil oyundur. Harita üzerinde PokéStop, Spor Salonu ve çeşitli Pokémon’lar görünür. Oyundan verim almak için yürümek, çevreyi keşfetmek ve konum hizmetlerini açık tutmak gerekir. Bu nedenle oyun, evde kısa süreli oynanabilen bir yapımdan çok, dışarıda aktif olmayı teşvik eden bir deneyim sunar.

Pokémon GO oynamak için internet bağlantısı ve konum izni gerekli mi?

Evet, Pokémon GO’nun temel özellikleri için aktif internet bağlantısı ve cihazın konum servisleri gereklidir. Oyun haritayı, yakındaki Pokémon’ları, baskınları ve diğer oyuncularla etkileşimleri çevrim içi olarak yükler. Konum izni verilmediğinde haritada hareket etmek veya Pokémon yakalamak mümkün olmayabilir. Mobil veri kullanımı genellikle makul olsa da uzun süreli oyunlarda veri ve pil tüketimini göz önünde bulundurmanız, mümkün olduğunda Wi-Fi kullanmanız faydalı olur.

Pokémon GO çocuklar için uygun mudur ve güvenli oynama konusunda nelere dikkat edilmelidir?

Pokémon GO çocuklar ve gençler için eğlenceli olabilir; ancak oyun gerçek dünyada hareket etmeyi gerektirdiği için yetişkin gözetimi önemlidir. Oynarken yola, bisiklet trafiğine veya çevredeki engellere dikkat edilmemelidir. Çocukların bilinmeyen bölgelere tek başına gitmesine izin verilmemeli, yabancılarla iletişim ve konum paylaşımı konusunda sınırlar belirlenmelidir. Ayrıca uygulama içi satın alma seçenekleri ebeveyn denetimleriyle sınırlandırılabilir.

Pokémon GO ücretsiz mi, yoksa uygulama içi satın alma gerekiyor mu?

Pokémon GO ücretsiz indirilebilen ve temel oynanışı için ödeme gerektirmeyen bir oyundur. Pokémon yakalama, PokéStop kullanma, görev tamamlama ve birçok mücadeleye katılma ücretsiz şekilde yapılabilir. Bununla birlikte PokéTop, baskın bileti, kuluçka makinesi ve çeşitli paketler gibi uygulama içi satın alma seçenekleri bulunur. Para harcamadan da ilerlemek mümkündür; ancak bazı etkinliklerde veya hızlı gelişmek isteyen oyuncularda ücretli öğeler cazip hale gelebilir.

Pokémon GO hangi cihazlarda çalışır ve telefonun performansını etkiler mi?

Pokémon GO, güncel Android ve iOS cihazların büyük bölümünde çalışır; ancak uyumluluk işletim sistemi sürümüne, donanıma ve mağaza gereksinimlerine göre değişebilir. Artırılmış gerçeklik, GPS ve sürekli internet kullanımı nedeniyle eski veya düşük donanımlı telefonlarda ısınma, takılma ve hızlı pil tüketimi görülebilir. İndirmeden önce cihazınızın işletim sistemini güncellemeniz, yeterli boş depolama alanı bırakmanız ve pil tasarrufu seçeneklerini kontrol etmeniz önerilir.

Pokémon GO Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun

Pokémon GO

Pokémon GO

Macera

Şuradan indir:Google Play

Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan pokemon-go-support@nianticlabs.com üzerinden iletişime geçin, http://pokemongo.nianticlabs.com/ adresini ziyaret edin veya https://nianticlabs.com/privacy/pokemongo/en sayfasını inceleyin.

Kullanıcıların Sevdiği Diğer İndirmeler

Aynı Kategoriden Seçtiklerimiz